• curly

AVCI VE ATAERKİL ERKEKTEN EŞİT HAKLARA SAHİP PARTNERE

Erkeklerin hangi tarihsel gelişim yolunu geride bıraktıklarını tekrar tekrar göz önünde bulundurmak önemlidir. Erkek binlerce yıl önce avcı ve toplayıcıydı. Geçmişindeki bu özelliklerin sonucu erkek bugün bile sık sık önüne çıkan birtakım özellikler geliştirmiştir. Kadınlar böğürtlen toplamak ve çocuk yetiştirmek için bir dile gereksinim duyarlarken ve duygular geliştirirlerken avcı olan ve av sırasında uzun bir yol kat eden erkeklerde bambaşka niteliklere ihtiyaç vardı. Bir vahşi hayvanın izini bulmak ve avlamak genellikle günlerce sürüyordu. Burada en başta dikkatli olmak ve dönüş yolunu bulabilmek için ormanın işaretlerini iyice bellemek önemliydi. Ayrıca avı ürkütüp kaçırmamak için hiç fark edilmeden ve sessizlik içinde hareket etmek de önemliydi. Adam günlerce susmaktadır ve kendini işine vermektedir. Duygusal alışverişler av sırasında son derece engelleyici olurdu. Bu arketip davranış biçimi hâlâ erkeklerin genlerinde varlığını sürdürüyor. Evrim tarihi açısından bakıldığında erkek, avcıyı en derin şekilde içselleştirmiştir.

Daha bundan 50 yıl önce, bugün kadınların çok doğal bulduğu neredeyse hiçbir şey erkekten beklenmiyordu. Birçok kişi hâlâ büyük aile yaşam biçimini anımsayacaktır. Birçok kuşak aynı çatı altında yaşıyordu. Bu kurgu içinde erkeğin ne derece farklı olduğu pek fark edilmiyordu. Onun görevi işe gitmek, para kazanmak, aileyi beslemekti. Kadınların bugün geliştirdiği ihtiyaçların bazıları büyük aile içinde kendi aralarında karşılanıyordu. Evli çiftler arasındaki kişisel görüşmeler minimal düzeydeydi, bunun bir nedeni de çiftin çok az yalnız kalmasıydı. Kadınların erkeklerden dinlemelerini, duygularına katılmalarını, duygusal ruh durumlarına özen göstermelerini beklemeleri, yaklaşık olarak 50 yıldır öne çıkan bir istek, küçük ailelerin yaygınlaşmasından bu yana. İlişki alanında hızlı bir gelişim meydana geldi. Geniş aile, çekirdek aile, yaşam kesiti beraberliği. Kadınlar her eleştiri ve şüphe durumunda eşit koşullardaki bir ilişki konseptinin ne kadar yeni olduğunu da akıllarından geçirmeliler. Ataerkil ailenin geçimini sağlama ilişkisinden her iki tarafın da eşit haklara ve tabii ki eşit sorumluluklara sahip olduğu modele giden yol kısadır. Değişime yol açan itkiler açık bir şekilde kadından gelmiştir. Erkek adeta, bir beraberlik içinde yaşamak istiyorsa, öğrenmek zorunda olduğu, ama gönüllü olarak seçmediği bir role zorlanmıştır. Son 30 ile 50 yıl arasında kadınlar hızla değiştiler, toplumsal koşulları o kadar kendi lehlerine döndürdüler ve eşitlik için çabaladılar ki, erkeğe sadece şaşkın bir şekilde onların arkasından bakmak kaldı.


Bu gerçeği göz önünde bulundurmak, erkeklere karsı daha anlayışlı olmaya, hoşgörüye ve bugün erkeklerin hangi güçlükler içinde olduğunu kavramaya yardımcı olacaktır. Birçok erkek, kadının kendisinden istediği bir değişikliği oldukça güçleştirecek kadar ataerkil yapıyı doğal bir şekilde hâlâ içinde taşımaktadır. Erkeklerin çoğu ailelerine dışsal bir güvenlik çerçevesi oluşturmanın ailedeki rolleri açısından yeterli olacağından oldukça emindir. Ama kadınlar daha fazlasını istiyor: Sevgi, sözsel iletişim, ilgi, dertleşme, anlayış ve duygulanım... Peki o avcı, ataerkil erkekler bu yeni rollerini nasıl bu kadar içselleştirsinler? Ne toplum ne de toplumun kurumları, erkeklerin kendilerinden beklenen bu yeni rolleri üstlenmelerinde yaşamlarını kolaylaştıracak şekilde değişmiş ya da düzenlenmiş değil. Mesela erkeklere de eşitlik çerçevesinde çocuklarıyla ilgilenme olanağı verecek olan aile dostu çalışma saatleri nerede? İş dünyası bir sürü tartışmalara ve taleplere rağmen hâlâ son derece aile düşmanı ve dolayısıyla kadın düşmanı bir şekilde kurulmuştur. Ayrıca erkekler hâlâ kendilerini verimleri ve işleriyle tanımlamaktadırlar, aile hayatı aktiviteleriyle değil.


Erkek olmak, bugün büyük bir beklenti baskısı altında bulunmak demektir. Sıklıkla, bu baskıya dayanamama, başarısız olma korkusu da bununla bağlantılıdır. Birçok erkek ne yaparsa yapsın, ne kadar çaba harcarsa harcasın asla kadınlara yetmediği duygusu altında ezilmektedir. Kadın her zaman eleştirecek bir şey bulur.

Bir erkekle, kadın erkek eşitliği ve rol değişimleri hakkında konuşulduğunda, sözlü olarak kadına hak verecektir. Hatta belki onu anlayacaktır da. Ama bunu hayata geçirmek, davranışlarına yansıtmak konusunda tökezleyecektir. Çünkü burada baba modeli, evrimsel kalıtım, erkek olma eğitimi ve bireysel deneyimler işe karışacaktır ve bu genellikle ailedeki gerçek bir değişimi engelleyecektir. Kadınlar toplumsal gelişim sürecinde giderek daha fazla özeneceği modeller bulabilirken, erkekler için durum tersidir. Günümüzde bu iki kişilik yolun başarıyla yürünebilmesi için her ikisinin de birbirlerinden öğrenmeye hazır ve açık olmaları zorunludur. Değişen toplumsal durum sadece bireysel düşünce değişikliği değil, aynı zamanda ilişki içindeki sözlü iletişim yönünde de davranış değişikliği gerektiriyor.

#ataerkil #ataerkildeneşithaklara #theequalityofwomanandman #kadınerkekeşitliği

344 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör